"Şişmiş kutuyu atın" uyarısı yaygın ama sebebi genellikle açıklanmıyor. Sebep bilindiğinde kural çok daha ciddiye alınıyor.
Şişme neden oluyor?
Kapalı bir konserve kutusunda basınç sabit olmalı.
Sterilizasyon sonrası kutu içinde hafif vakum bulunuyor; kapak içe doğru çekik.
Kapak dışa doğru bombeliyse içeride gaz üretilmiş demek.
Bu gazın dört olası kaynağı var.
Birincisi mikrobiyel gelişme. Bakteriler ürünü metabolize ederken gaz üretiyor.
En yaygın ve en tehlikeli sebep bu.
İkincisi kimyasal tepkime. Asitli ürünler kutunun metaliyle tepkimeye girip hidrojen üretebiliyor.
Bu, uzun süre beklemiş asitli konservelerde görülüyor.
Üçüncüsü donma. Kutu donduğunda içerik genleşiyor ve kapağı itiyor.
Dördüncüsü aşırı doldurma; üretim hatası.
Dışarıdan bakarak bu dördünü ayırt etmek mümkün değil.
Bu yüzden şişmiş kutu her durumda atılmalı.
Botulizm riski nedir?
Şişmenin en ciddi sebebi bu.
Clostridium botulinum, oksijensiz ortamda gelişen bir bakteri.
Konserve kutusu tam olarak bu ortamı sağlıyor.
Sterilizasyon doğru yapıldığında bakteri sporları öldürülüyor.
Ama işlem yetersizse ya da kutu sonradan zarar görmüşse spor hayatta kalabiliyor.
Uygun koşulda çoğalıyor ve gaz üretiyor.
Aynı zamanda bir toksin üretiyor.
Bu toksin son derece güçlü ve sinir sistemini etkiliyor.
En tehlikeli özelliği, hiçbir duyusal iz bırakmaması.
Koku yok, tat yok, görünüm değişikliği yok.
Yani "kokusuna bakayım" yöntemi burada işe yaramıyor.
Tek dış işaret, kutunun şişmesi.
Ezik kutu ne zaman riskli?
Bu ayrım daha ince.
Her ezik kutu tehlikeli değil.
Belirleyici olan, eziğin nerede olduğu.
Kutunun gövdesindeki yumuşak, keskin olmayan ezikler genellikle sorun değil.
Metal deforme oluyor ama sızdırmazlık korunuyor.
Dikiş bölgesindeki ezikler kritik.
Kutunun üst ve alt kenarındaki katlanmış birleşim noktası, sızdırmazlığı sağlayan bölge.
Bu bölge zarar gördüğünde mikroskobik bir açıklık oluşabiliyor.
Bu açıklıktan hava ve mikroorganizma giriyor.
Sızıntı gözle görülmeyebiliyor.
Keskin ve derin ezikler de riskli; metal çatlayabiliyor.
Kutu, ezik bölgesinden parmakla bastırıldığında hareket ediyorsa dikiş zarar görmüş demek.
| Kusur | Risk | Karar |
|---|---|---|
| Kapak dışa bombeli | Çok yüksek | Kesinlikle atılmalı |
| Dikişte ezik | Yüksek | Atılmalı |
| Derin ve keskin ezik | Yüksek | Atılmalı |
| Gövdede yumuşak ezik | Düşük | Kullanılabilir |
| Yüzeysel pas | Düşük | Temizlenip kullanılabilir |
| Delen pas | Çok yüksek | Atılmalı |
Pas ne zaman sorun oluyor?
Kutunun dışındaki pas, nemli depolamadan kaynaklanıyor.
Yüzeysel pas genellikle sorun değil; kuru bir bezle temizlenebiliyor.
Ama derin pas metali inceltiyor.
Pas bölgesine bastırıldığında metal esniyor ya da çöküyorsa kutu delinmek üzere.
Delinmiş kutuda içerik havayla temas etmiş oluyor.
Pas kutunun iç yüzeyindeyse durum daha ciddi; bu, açıldıktan sonra görülüyor.
İç kaplamada bozulma varsa ürün kullanılmamalı.
Pası önlemek için depolama koşulları düzenlenmeli.
Nem yüzde 60'ın altında tutulmalı ve kutular zeminden yükseğe konmalı.
Kutuların üstüne su damlayabilecek yerlere yerleştirilmemesi gerekiyor.
Açıldıktan sonra ne kontrol edilmeli?
Kutu sağlam görünse bile açıldığında kontrol sürüyor.
Beş işaret aranıyor.
Birincisi ses. Vakumlu kutu açılırken hava içeri çekiliyor ve karakteristik bir ses duyuluyor.
Bu ses yoksa vakum kaybolmuş demek.
İkincisi sıvı fışkırması. Açılırken sıvı dışarı taşıyorsa içeride basınç var.
Üçüncüsü koku. Ekşi, mayamsı ya da bozuk bir koku şüpheli.
Dördüncüsü görünüm. Köpük, kabarcık ya da bulanıklık mikrobiyel gelişme gösteriyor.
Beşincisi renk. Belirgin kararma ya da olağandışı renk şüpheli.
Bu işaretlerden biri bile varsa ürün kullanılmamalı.
Tat kontrolü kesinlikle yapılmamalı.
Şüpheli kutu nasıl imha edilir?
Bu, göz ardı edilen bir konu.
Şişmiş kutu çöpe atılırken dikkat gerekiyor.
Kutu açılmamalı; açma sırasında içerik sıçrayabiliyor.
Kutu bir poşete konup ağzı bağlanmalı ve öyle atılmalı.
İçerik lavaboya dökülmemeli.
Eller kutuya temas ettikten sonra sabunla yıkanmalı.
Kutu buzdolabında ya da mutfak tezgâhında bırakılmamalı.
İşletmelerde şüpheli ürün ayrı bir yere konulup etiketlenmeli.
"Kullanılmayacak" etiketi yapıştırılmalı ve kaydedilmeli.
Tedarikçiye bildirilmesi de gerekiyor; aynı partide başka kutular da sorunlu olabiliyor.
Parti numarası not alınmalı.
Satın alırken nelere bakılmalı?
Kontrol, rafta başlıyor.
Kutu eline alındığında dört şey kontrol ediliyor.
Birincisi kapak; içe çekik mi, düz mü, dışa bombeli mi.
İkincisi kenarlar ve dikişler; ezik ya da deformasyon var mı.
Üçüncüsü yüzey; pas, çizik ya da sızıntı izi var mı.
Dördüncüsü etiket; yırtık ya da ıslak etiket, kutunun zarar gördüğünü düşündürüyor.
Rafın alt sıralarındaki kutular daha çok darbe görüyor; bunlar dikkatle kontrol edilmeli.
İndirimli reyonlardaki ezik kutular ucuz olabiliyor ama risk taşıyor.
Yumuşak gövde eziği kabul edilebiliyor; dikiş eziği asla.
Evde depolarken kutular istiflenirken dikkat edilmeli; üst üste fazla istif alttaki kutuları deforme ediyor.
Şüpheli kutu nasıl güvenle atılıyor?
Bu, güvenlik açısından önemli bir adım.
Şişmiş ya da sızıntılı bir kutu açılmamalı.
Açma sırasında içerik püskürebiliyor ve çevreye bulaşabiliyor.
Kutu bir poşete konup ağzı sıkıca kapatılıyor.
Sonra ikinci bir poşete alınıp atılıyor.
Bu, çift bariyer sağlıyor.
İçerik lavaboya ya da çöp kutusuna doğrudan dökülmemeli.
Kutuya temas eden yüzeyler sabunlu suyla temizleniyor.
Eller iyice yıkanıyor.
Aynı partiden başka kutular varsa onlar da kontrol ediliyor.
Sorun birden fazla kutuda görülüyorsa satıcıya ve gerekirse yetkili kuruma bildirilmesi doğru yaklaşım oluyor.